İnternette Kendi Yarışınızı Kazanmak
Sep 17, 2008 Uncategorized
Doğru bir internet girişiminde bulunmak “kuralsız bir uzun mesafe yarışması”na start vermeye benzer. Bu yarışmada hedeflenen mesafe 5.000 veya 10.000 m yol almak değil, dünyayı bir uçtan diğer uca devr-i alem yapmaktır. Elbette devr-i alemin 80 günde mi yoksa 3-5 yılda mı olacağı değişkenlere göre farklılık gösterir. Üstelik yarışmadaki belki de tek kural “kuralsızlık” olduğu için ister koşarak, ister bisikletinizle pedal çevirerek (yani kendi çaba ve paranızla), isterseniz de motorlu araçlarla (sponsor yatırımcılar bularak) bitiş çizgisine (yani “ilk ölçeklenen olma” hedefine) ulaşmaya çalışırsınız.
Yeni bir kategori yaratarak, rakipsiz bir anda oyuna başlamak kuşkusuz çok önemli bir avantajdır. Ama bu demek değildir ki “ilk eyleme geçen” girişimci, her zaman yarışmayı kazanır. Rakipler daha geç başlasa da sizden daha seri araçlarla (sermaye desteği) her zaman sizi geride bırakabilir. Bu yarışmaya kendi nefesinizle koşarak başlıyor olabilirsiniz (yatırımcı bulamamak ya da öyle tercih etmiş olmaktan). Özellikle bizde girişimciler yarışa genelde koşarak veya bisikletle (kendi sermayesiyle) başlar. Bazılarımız kondisyonu devam ettirebilmek için doping (eşten dosttan borç) alır. Peki projeniz bir ilgi yarattıysa ve bu potansiyele uyanan rakipleriniz de altlarına bir motorlu araç çektilerse sizin karşı hamleniz ne olacak? Yol uzun. Şimdilik yola 6-8 ay erken çıktığınıza güveniyor olabilirsiniz. Ama unutmayın siz hala yürüyor veya koşuyorken, rakiplerinizin ilk hedefi, sizden hızlı bir vasıtayla aradaki mesafeyi kapatmak olacaktır. Kullanıcılarca ilgi gören girişiminizden en azından belli bir ölçeğe ulaşana kadar gelir üretmeniz mümkün değilse, siz de hemen motorlu bir araç edinerek (melek yatırımcı ya da risk sermayesi) deponuzu fullemelisiniz.
Aracınızın tipi (kullandığınız teknoloji), yakıt yüklemelerinin zamanında yapılması (yeterli sermaye desteği), eldeki yakıtı ne kadar tasarruflu kullandığınız (doğru öncelik yönetimi), güzergahınızın doğru ve kestirme olup olmaması (odaklanlanma derecesi), yoldaki bozukluk veya fırtına gibi dış etkenlere karşı tedariğiniz (her türlü kriz durumunda organizasyonunuzun çevikliği) tamamen liderlik vizyonunuz ve ekip kalitenize bağlı. En basitinden iyi hesaplayamadığınız için yakıtınız yarı yolda tükendiğinde B planınızın ne olacağını düşündünüz mü? Yola yürüyerek veya koşarak devam etmek mi? Eğer böyleyse, rakiplerinizin size el salladığını görmeniz pek de uzun sürmeyecektir.
Unutmayın, bu “herkesin eşit şartlarda yarıştığı bir olimpiyat oyunu” değil. Bu, gerçek hayatta yapılan ve kurallarını serbest piyasanın koyduğu kuralsız bir yarışma. Hatta burada uyacağınız tek kural kuralsızlık. Size kimse -“doping yapmayın”, “sadece şu malzemeleri kullanın” veya “sadece koşun”, ya da “adaletli olun” gibi- kısıtlamalar getirmiyor. Zaten daha kimse yokken başlama atışını kendiniz yapıp, koşmaya tek başınıza başlamanın neresi adil olabilir?
Hedefiniz, kendi başlattığınız yarışmayı birinci tamamlamak. Eğer yeni ve doğru bir kategori yarattıysanız, “ilk ölçeklenen olma” hedefinize en hızlı ulaşmaya bakın.
Tabii, kendi yarışınızın rekorunu önce kafanızda (vizyon) kırmalısınız ki sonra ardından uygulamada da (execution) kırabilesiniz. Diğerlerini bırakın, ikincilik için yarışsınlar…



September 17th, 2008 at 3:37 pm
[...] alıyor. İnek gibi bakmaktan bahsetmiyorum. Trene binmekten hiç bahsetmiyorum. Bahsettiğim “dümene geçmek” -yani makinist olmak. Hatta bunu düşünürken bile cesur olmaktan bahsediyorum. Bence çok [...]
September 18th, 2008 at 1:59 pm
Çok haklısın, 10.000 $ veya üzeri bir para harcayarak bir web sayfası oluşturulmasıyla bitmiyor bu işler. En fazla eş dost way be ne güzel internet sitesi olmuş der. Bana göre; boş bir dükkanda tabela asılı, yanına bende dolu bir dükkan açabilirim.:)
Faydalı bir makale olmuş…
Tecrübelerinizi paylaştığınız için ayrıca teşekkürler,
September 22nd, 2008 at 3:29 am
[...] internet dünyasında da durum buna çok benzer. Özgün bir kategori oluşturarak yepyeni bir proje yaparsınız. Bir tutmaya görsün -hemen rakipler türer. Üstelik [...]