Türkiye’den İnternet Markası Çıkar mı?
Sep 15, 2008 Doğru Vizyon
Bu soruyu ilk defa sevgili Burak Büyükdemir’in organize ettiği “e-fikrim panelinde” cevaplamıştım. Sözlerime karşı görüş beyan eden de olmuştu. Çünkü panelistlerden biri, ABD’de geçmişte bir girişim yapmış ve arzuladığı sonucu alamamıştı. Bu deneyim belki de sahibine çok şey katmıştı ve ona “dışarıda işin ne, gir içeri” diyordu -inancı kaybolmuştu. Affına sığınarak sevgili Ersan’dan bahsediyorum. İtiraf.com’un kurucusu ve Türk internetinde başarılı girişimlere imza atan (hala imzalıyor) Ersan Özer’den.
Kendisi hala aynı fikirde mi bilemiyorum (galiba değil) ama olaya bir de tersinden bakalım… O zamanki projesinin, ABD için doğru mu yoksa yanlış mı olduğunu irdelemek bir yana –denemeden öğrenilmeyeceği ayrı konu-, eğer başarılı olsaydı hem böyle konuşmazdı, hem de yeni girişimler için bize ufuk açardı. Okuduklarınızdan hatırlar mısınız bilmiyorum ama biz bir zamanlar dünyanın en büyük birkaç ekonomisinden biriydik (belki de ilk). Bazıları Orta Çağ’da karanlıklar içinde yaşarken biz Yeni Çağı açmıştık. Zihinsel tutumumuz bize engel değildi. Çünkü baktığımız “kimin ne yaptığı” değil, bilakis “biz ne yapabiliriz” yaklaşımıydı. Üzerinden çok zaman geçse de, unutmayalım ki daha önce yapmıştık –yani “ilk yapma/öncü olma” zihinsel tutumuna sahiptik. Şimdilerde tekrar öncü olabilmek için ise geçmişi hatırlamak ve o zamanlardaki zihinsel tutuma dönmek zorundayız.
Embrio’da çalıştığım 2,5 sene zarfında 1200 civarı proje değerlendirdik. Beni yerimden hoplatacak, nefesimi kesecek ve “işte bu” diyebileceğim, dünya ölçeğinde başarıya aday bir proje hiç görmedim (ya da göremedim). Gelen fikirlerin çoğu taklit, mevcut örneklere küçük farklılıklar katılarak sunulan, global arenaya çıkmaya aday olamayacak fikirlerdi. Ama sahibine sorarsanız, o farklılıklar onlar için muhteşemdi. Sabaha kadar uyutmamıştı (fikrine objektif bakamama). Elbette saygı duyuyorum… Ama yatırıma değer bulmak için yetmiyor.
Olaya sadece “Türkiye’den internet markası çıkar mı?” diye değil; “Türk beyinlerinden ne zaman çıkar?” diye de yaklaşabilirsiniz. Bence Like.com buna en güzel örnek. Geliştirdiği “visual search” teknolojisiyle çanta, ayakkabı, tekstil gibi birbiriyle karşılaştırılamayan ürünler arasında “benzerlik araması” (likeness search) yapıyor. Üç ortağından biri Türk (Burak Göktürk). Bence nazar boncukluk bir proje. Bilemediğim ve Türk ortağı olan bir sürü başka proje olduğuna eminim. İşte zaten sorun burada. Bu projelere “Türk menşei” etiketini takamıyoruz. “Çok mu önemli?” diyebilirsiniz. Bence çok önemli. Girişimcilerimizin ya da fikir sahiplerinin zihinsel tutumunu geliştirmek açısından önemli. Ortada “tartışmaya açık olmayan” markalaşmış bir Türk projesi ya da başarısı gösterebilmek açısından önemli. Son yıllarda grou.ps, befunky.com, sevenload.com gibi Türk girişimcileri görmek güzel olsa da bence yetersiz. Umarım sayıları artar. Sadece bizim değil tüm dünyanın takdir ettiği, kategorisinde “ölçekli lider” olarak boy gösterecek çok sayıda örnek çıkarırız.
Bir dünya markası çıkarmak için Web 1.0’ı, belki de Web 2.0’ı kaçırmış olabiliriz (ki bence kaçırmadık). Hatırlayın, Web 1.0 dediğimiz şey 90’ların başlarında başladığında biz start çizgisinde bile değildik. İnternet bize çok sonra geldi (internette birkaç yıl, birkaç asır demek). Geniş bantı şurada 2-3 senedir yaşıyoruz. Bahanelere devam edelim: Hadi Web 2.0’ı da geç anladık ve ancak taklit edebildik diyelim. Ama artık uyanma vakti. Çünkü Web 3.0’da tüm dünya aynı noktadan start alıyor. İnek gibi bakmaktan bahsetmiyorum. Trene binmekten hiç bahsetmiyorum. Bahsettiğim “dümene geçmek”. Hatta bunu düşünürken bile cesur olmaktan bahsediyorum. Bence çok bekledik, artık zamanı.
Merak ediyorum. Acaba kahramanımız kim olacak? Kıvılcımı kim çakacak? Çünkü gerisi iplik söküğü. Samimi olmak gerekirse bu kıvılcımın dışarıdaki Türklerce çakılmasından çok Türkiye’den birilerince çakılmasını daha çok önemsiyorum. Elbette nerede olduğunun önemi yok ama Türkiye’deki girişimcilerin zihinsel tutumunu daha hızlı değiştirebilmesi açısından içeriden birinin çaktığı kıvılcım bence daha değerli…
Tags: İnternette Markalaşmak, Web 1.0, Web 2.0, Web 3.0



September 15th, 2008 at 10:02 pm
Çok doyurucu bir yazı olmuş. Umarım Türkiye’den bir dünya markası çıkartabiliriz ya da çıktığı günü görecek kadar uzun yaşarız.
September 15th, 2008 at 11:21 pm
Çok doğru tespitler ve yorumlar.. Embrio’dan ayrılmanıza üzüldüm ama belki sizin için bu daha iyi olmuştur, bilemiyorum. En azından gördüklerinizi yaşadıklarınızı daha özgürce hayata geçirebilirsiniz. Bu anlamda olumlu bir gelişme olarak bakıyorum. RSS listeme değerli bir adres daha ekliyorum.
Görüşmek dileğiyle
September 16th, 2008 at 3:29 pm
@ Metin,
Teşekkür ederim. Görüşmek üzere.