Vizyonunuza Hazır mısınız?
Sep 26, 2008 Karakter Seti
Louis Pasteur bir defasında şöyle demişti: “Değişim, hazırlıklı zihinden yanadır. Ben hazırdım.” Bir vizyonunuz var ve onu gerçekleştirmek istiyorsanız, siz de hazır olmak zorundasınız. Çünkü gerçekten “hazır olan”, önüne çıkan fırsatı havada yakalamasını bilir. Bazen insanların “benim hiç şansım yok, kader bir kere yüzüme gülmedi” dediğini duyarız. Ben şuna inanırım: Şans ya da fırsatlar, illa ki her insanın hayatına ömründe birkaç kez çıkar. Kimi farkında bile olmaz, kimi ise değerlendiremez. Çünkü kişi, o şans ya da fırsata hazır değildir.
Sporda bir laf vardır, “No pain no gain” diye. Yani acı yoksa kazanç da yoktur; tekrar tekrar çalışma yoksa, kas da yoktur. Vizyonunuz kas yapmaksa, disiplinli çalışmazsanız olmaz.
Benzer şekilde iş vizyonunuz, dünya çapında bir internet projesi yapmaksa, yapanların nasıl yaptığını iyi çözümlemek gerekir. Yeni bir kategori –melez koyun- yaratma vizyonu olmadan başkalarının yaptığını yaparak pazar payı kapmaya çalışmak ile, çaplı bir sonuca ulaşmanın mümkün olmadığını kavramak gerekir. Myspace ile Facebook arasındaki farka bakın. Biri “arkadaş bul”, diğeri “arkadaşını bul” kategorisinin lideri. Fark çok küçük değil mi? Sadece “ını” kadar. Ama sonuç çok büyük; yaklaşık 15 milyar dolarlık yeni bir firma –Facebook-. Peki neden bu farkı küçükmüş gibi görünse de, başkası göremedi? Demek ki kimse dikkatli bakmadı –Mark Zuckerberg’e malum olan ışık, bize olmadı. Belki tesadüftü. Ama Mark bu şansa hazırdı ve iyi değerlendirdi. Herkes istediğini yapamaz -doğru. Ama istek olmadan, tesadüfen veya şansa bağlı birşey de olmaz. Piyango bileti alan, önce istemiş sonra eyleme geçmiştir. Kazanma garantisi elbette yok -ama kazanmayı istemiş olsa da, bilet almayanın hiç şansı yok.
Amazon, Yahoo, Ebay, Google, Flickr, Youtube, Facebook… Çocuklar doğru birşeyler yapmak istediler. Ama eyleme de geçtiler. Ve istediklerini yapabilen, fırsatları değerlendirebilen şanslı zümreden oldular.
İstemekle birşey olmayabilir (garantisi yok), ama “istemeden” de hiçbir şey olmaz. Çünkü gerçekten isteyen, o isteği elde etmek için çabasını/hazırlığını ortaya koyar -eyleme geçer- ve ondan sonra “fırsatı” bekler -İslam inancına göre “tefekkür” eder. Fırsat belirdiğinde de sıçrayışını yapar. Gol atma vizyonuyla (istek) kale önünde olursan (hazırlık), top önüne geldiğinde çakma şansın olur. Kuşkusuz gol atmanın bir garantisi yok. Ama gol atmak istediği halde harekete geçmeyenden (kale önüne gelmeyenden) daha fazla şansın olduğu kesin.
Hayatta gelmek istediğiniz yere; yapmak istediğiniz işe hazır mısınız? Kendinizi düşlediğiniz yer için geliştiriyor musunuz? Yoksa sadece “olması için” bekliyor musunuz? Söyleyeyim: Hazır değilseniz, çok beklersiniz. Çünkü ya hiç olmayacaktır ya da olsa bile siz zaten değerlendiremeyeceksinizdir. Hadi abartmayalım; tesadüfen belki ilk işinizde başarılı olabilirsiniz. Ama unutmayın! “Neden başarılı olduğunu anlamayan, tesadüfen başarılı olmuş demektir.”
Nitekim Amazon, Yahoo, Ebay, AOL gibi internet girişimcileri, bence ilk işinde “tesadüfen başarılı” olmaya aday örneklerdir. Neden mi? Çünkü Amazon, internette başarılı olmanın, kategorisinde ilk ölçeklenen olmaktan geçtiğini anlamadığı için, hep ölçekli rakiplerinin işine sulandı (misal Ebay gibi açık artırma işine girdi). Ama acılı yoldan cezasını çekti. Aynı şekilde Yahoo, basit “ölçeklenme” prensibini anlayamadığı için bir çok kategoride cezasını çekti ve bazı işlerini tasfiye etti. Dikkat ettiyseniz Microsoft’u hiç saymadım bile. Çünkü interneti “anladığını” bile düşünmüyorum. Elindeki MSN ve Hotmail haricindeki internet projelerinin haline bakarsanız (özellikle “ben Microsoft’um” diyerek girdiği -ölçekleneni çoktan varolan- işlerine baktığınızda) ne demek istediğim daha net anlaşılır. Zaten internetin kalıntı ikonu Yahoo’yu satın almak için ısrarlı teklifleri, internet işini ne kadar anladığının ipuçlarını bize çok net veriyor.
Ben şahsen Ebay’i, diğerlerine nazaran daha başarılı bulurum. Çünkü Ebay, başlarda yaptığı hataları, sonradan yavaş yavaş görmeye başlayanlara en ideal örnektir. Şu an ölçeklenmiş kategorilere fazla girmemeye, girse de ölçekli lideri satın alarak girmeye (Paypal, Skype, StumbleUpon veya lokal açık artırma lideri olan rakipleri vb.) çalışmaktadır. Başta ilk girişimini tesadüfen tuttursa da, sonradan “neden” başarılı olduğunu çözümleyebilmiştir. Diğerleri de hastalıklarının ne olduğunu anlarsa, bence doğru vizyona çok rahat ulaşabilirler.
Oysa Türkiye’deki internet girişimcilerinin ilk girişiminde dahi olsa başarısız olmaya bence hiç lüksü yok. Çünkü çoğumuzun cephanesi zaten “tek sıkımlık”. Onu da “nokta atış” yapmak varken, havaya veya bacağa sıkmamak gerekir. Majör hata yapmamak için de; interneti, dinamiklerini, başarı faktörlerini iyi analiz etmek ve bu analizin işaret ettiği eksiklikleri hızla telafi edip, gerekli kişisel/organizasyonel gelişim ve becerileri biran önce tamamlamak şarttır.
Peki, vizyonu ve isteği olup da bir türlü harekete geçemeyen, maaşlı işinin rahatlık çemberini bir türlü kıramayan insanlar ne yapsın? Biraz cesaret. Aksi halde kafanız sürekli “ben düşünmüştüm, keşke yapsaydım”lardan kurtulamayacak. Bu kişilerin psikolojisini Sigmund Freud çok güzel özetler: Onlar için “Eyleme geçmektense acı çekmek daha kolaydır.”
Sözün özü; hayatta hiçbir şey tesadüf değildir. Anlayana…
Tags: Eylem, Eyleme Geçmek, Hazırlık, İnanç, İstek, Vizyon, Vizyoner Liderlik


